24 Mayıs 2016 Salı

Yaza Hazırlanırken Sizi Zayıf Gösterebilecek Giyinme İpuçları

Malum koskocaman bir kış geride kaldı ve hepimizi yaz neşesi sarmaya başladı. Yaz neşesinin yanı sıra kimimizde kışın alınan kilolardan ötürü sevimsiz bir yaz stresi de baş göstermiş durumda. Çünkü bütün kış boyunca, her Pazartesi günü başlayan diyet heyecanı, Çarşamba’yı göremeden pasta börek halini aldı. İşte ben de koca kışımı tıpkı ateşböceği gibi gezip oynayarak, yiyip içerek geçirdiğim için şimdilerde yakınmalarım bütün evi inletmeye başladı bile.
 
Geçtiğimiz hafta bu konuda dertli bir şekilde aynanın karşısında kendimi incelerken internette bir gezintiye çıkayım dedim ve “Yaza Hazırlanırken Sizi Zayıf Gösterebilecek Giyinme İpuçları” infografiği ile karşılaştım. Oldukça renkli ve eğlenceli görsellere sahip olan infografiği incelerken hem çok keyif aldım hem de bilgilendim. Öncelikle her zaman doğru bildiğim şeyi bir kez daha bu sayede tasdiklemiş oldum. Ne mi? Kıyafetlerimi seçerken, koyu renk tercihinde bulunmak! Zaten siyah sever birisi olduğum için bu madde epeyi hoşuma gitti diyebilirim. Ayrıca karışık desenlerden uzak duracağıma söz verdim. Desen demişken, tercihimi boyuna çizgili desenlerden yana kullanabilecekken büyük ve geometrik şekilli desenlerden uzak durmam gerektiğini de bir kez daha anlamış oldum.


Kilolarımın en iyi dostu üst bacaklarımdı. Hep mini eteklerin kalın üst bacaklarımı daha ince gösterdiğini sanırdım. Halbuki bu tamamen benim kurduğum bir hayalden ibaretmiş. Midi ya da uzun etekleri tercih ederek çok daha zayıf gözükebilirmişim. Kaprilerin genelde beni olduğumdan çok daha kilolu gösterdiğini düşünürdüm. Meğer ne çok yanılmışım. Diz altında biten kapri modellerini giyinerek zarif bir görünüm elde edebileceğim artık. Kız kardeşimde biraz göbek fazlalığı bulunduğu için ona göre de şahane fikirler buldum. Robadan etekler ile göbek kapatan kalın kemerler onun için altın değerinde! Göğüsleri büyük olanlar ise, V yakalı bluzlar giyinerek daha ince bir görünüme sahip olabilirmiş.

Elbise giyindiğim zamanlarda, tercihimi iki renkli ve uzun elbiselerden yana kullanmam gerektiğini öğrenince, geçenlerde arkadaşımın bana hediye etmiş olduğu lacivert uzun elbiseyi hemen gardırobumun ön sıralarına koydum. Sürekli pantolon giyinmekten hoşlanan biri olarak ne çok yanlışlar yapıyormuşum. Düşük bel pantolonların beni zayıf gösterdiğini düşünüyordum ama hiçbir şey tahmin ettiğim gibi değilmiş. Yüksek bel pantolonlar, beni çok daha ince bir görünüme sokarmış. Bunu öğrenir öğrenmez hemen bir siyah bir de füme renginde pantolon aldım. Gardırobumdaki en beğendiğim parçalar arasında yer alan bol paça pantolonlar ise beni hem uzun hem de zayıf gösterecekmiş. E daha ne isterim ki?

Artık kim korkar hain kilolardan? Bende bu taktikler olduğu sürece, varsın azıcık fazlam olsun. Her şey kendimi sevmekle başlıyor, bunu biliyorum. Hepsiburada.com’un yeni kategorisi Hepsimoda’ya çok teşekkürler!

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Bahara Özel Ceket Modelleri ve İpuçları

Ceket kelimesinin kökeninin Fransızca’ya dayandığını ve anlamının “Avrupai cepken” olduğunu biliyor muydunuz? Çok eski zamanlara dayanan tarihinde “jakuette” olarak kullanılan kelime, zamana ve dile göre farklılıklar göstermiş, Türkçe’ye “ceket” olarak girmiş. Ceketin evrim geçirerek günümüze kadar uzanması elbette tesadüf değil; çünkü ceket hem kadınlar, hem de erkekler açısından ciddi anlamda kurtarıcı olabiliyor bazen! Şahsen ben hem gündüz, hem de gece kombinlerimde ceketlere de yer vermeyi seviyorum.

Reflektörlü Su Geçirmez Çıkabilen Başlıklı Çift Taraflı Fermuarlı Ceket bonprix

 Ne zaman ceket giyeriz?


Ceket modelleri arasında bir hayli çeşit mevcut. Deri ceket, blazer ceket, spor ceket, trençkot diye başlayıp çeşitlemeleri daha da arttırmak mümkün. Seviyoruz ceket giymeyi çünkü. Her kadının dolabında genellikle 1’den fazla ceket bulunur. Ceketin zamanı var mı peki? Sadece belli mevsimlerde ya da belli sıcaklıklarda mı tercih ediyorum ceketleri? Hangi ceketi ne zaman giyerim?


Ceket aslında her mevsim tercih ettiğim bir giysi. Yazı-kışı pek yoktur. Baharda ise ayrı bir severim; çünkü bahar tam da ara mevsim olarak kimsenin ne giyeceğini bilmediği dönemler olduğundan hep bir ekstra olarak çantada, elde ya da sırtta durur.


Şuan tam da kışı bitirip yaza hazırlandığımız şu bahar günlerinde dolabımdaki ceketlere göz kırpıyorum. Mont ve kabanlar için sıcak, yelek, tişört, gömlek için soğuk diye tanımlayabileceğim şu günlerde ceket modelleri benim için her anlamda kurtarıcı oluyor. İlkbahar ve sonbaharda gözde olan ceket, aslında yaz ve kış aylarında da yine dolapların ön sıralarında yer alıyor. Serin yaz akşamlarında kot, deri, keten ya da pamuklu ceketler hem şık olmayı, hem de serinlikten etkilenmemeyi sağlıyor. Kışın ise mont ve kabanların içine de giyilebilen ceketler hem soğuktan daha fazla korunmayı sağlarken, hem de şık kombininizle kıyafetinizi destekliyor.

Fermuarlı Uzun Kolları Ayarlanabilir Yeşil Parka Ceket bonprix


Bahar mevsiminde hangi ceketler tercih edilebilir? 


Baharın bir sıcak, bir soğuk, bir yağmurlu havalarını düşünmek lazım. Zira ne gün ne olacağı pek belli olmuyor. Hadi 5 maddelik küçük bir sıralama yapıp ceketlere yakından bakalım;


Yağmurluk: Gardırobunuzda bir yağmurluk mutlaka olsun. Malum bahar havaları belli olmuyor. Ani bastıran yağmurlarda ıslanıp hasta olmayı kimse istemez. O yüzden bir yağmurluğunuz veya su geçirmez montunuz mutlaka olmalı. En trend modelleri buradan inceleyebilirsiniz.

İtalyan Yakalı Önden İki Cepli Düğmeli Mavi Kot Ceket bonprix


Kot ceket: İşte neredeyse her kadının vazgeçilmez ceket modeli! Kot ceket zamansız bir parça olduğundan her kıyafete uyum gösterebilir, çok değerlidir.


Deri ceket: Şık, seksi, alımlı ve kullanışlı; bunlar deri ceketi tanımlayan en nadide kelimeler. Siyah, kahverengi, pudra; rengini siz seçin; ama bir deri ceketi gardırobunuza mutlaka ekleyin.
Parka: Orta kalınlıkta ve uzun olan bu mont-ceketler, daha maskülen giyinmeyi seven kadınların tercihi. Tişört ve kotla çok yakışır parka. Sade; ama çekici bir üçlü.


Blazer ceket: Boyfriend bol kesim, dar kesim vb. birçok pantolon biçimiyle giyilebilen, son yıllarda moda olmakta son derece haklı blazer ceketler, bahar için de çok iyi seçenektir. Kolları kıvırıp içine bir gömlek ya da tişörtle kombinleyebilir, baharın hafif serinliğini rahatlıkla atlatabilirsiniz.

Son Moda Rahat Kesim Çiçek Desenli Bluzon Ceket bonprix

Sezonun en trend ceketlerinin yer aldığı bonprix mağazasına göz atmanızı tavsiye ederim.

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Eyvah, Düğün Var!

Hayatınızda sadece bir kez olmasını istediğiniz ve “en mutlu gün” olarak adlandırdığınız düğününüz için elbette ki rüya gibi mekânların hayalini kurarsınız. Her şey dört dörtlük olsun istersiniz. Basit bir mahalle arasında evlenmeyi değil; yıllar sonra bile herkesin aklında düğününüzün muhteşem olduğu kalsın istersiniz.
 
Özellikle yaz aylarında neredeyse düğün için mekân bulmanın imkânsız olduğu bir gerçektir. Peki, ne yapacağız? Evlenmek için en güzel mevsim olan yaz aylarının geçmesini ve sadece aylar, yıllar önceden yer ayırtan kişilerin düğünlerine mi gideceğiz? Hayır! Evlenmek istediğiniz tarihi değiştirmenize gerek yok! İstanbul’da yaşıyorsanız, düğününüz için çok farklı yerlere bakabilirsiniz. Örneğin; Kadıköy, Beyoğlu, Ortaköy, Bebek gibi biraz daha lüks mekânların yanında, Kanlıca gibi biraz daha mütevazı yerler değerlendirilebilir.

Sahil ve kır düğünleri günümüzde en popüler düğün konseptleri olarak belirlenmiş durumda olsa da, düğün salonları büyük bir kesim için hala vazgeçilmez. Özellikle kalabalık bir düğün planlanmışsa, kesinlikle düğün salonu tercih edilir. Fakat seçtiğiniz düğün salonu herhangi bir düğün salonu olmamalı. Bu özel gününüz aksiliklerle değil, tatlı sürprizlerle son bulmalıdır.

Birçok düğün salonu, konseptinde organizasyon şirketleri ile de anlaştığı için; eskiden kalma, sandalyelere turuncu fiyonklar bağlama ya da kuru pasta limonata gibi gelenekler de tarihe gömülmüş oldu. Artık kuru pasta, limonatanın yerini; özel yemeklerin sunulduğu, daha lezzetli tatlıların ve içeceklerin ikram edildiği yeni konseptler aldı.

Elele dergisi bu konseptlerin uygulandığı düğün mekânları için birkaç örnek sunarak, anlattıklarımın faydalı ve somut olmasını sağlayor.

Haliç Kongre Merkezi, Conrad İstanbul, 360 East Moda, Shangri-La Bosphorus, Sheraton İstanbul Ataköy ve Pera Palace Hotel Jumeirah sizlere rüya gibi bir düğün için elinden gelen hizmeti sunacaktır. İstanbul’un dört bir yanında verdiğim bu özel mekân örnekleri dışında elbette ki pek çok mütevazı düğün salonu ya da düğününüzü yaptırabileceğiniz oteller bulunmaktadır.

Bahsettiğim mekânların genel olarak 5000 ve daha fazla kapasiteli oluşu dışında, verdiği pek çok hizmetle de memnun kalacağınızın garantisi en başında veriliyor. Ayrıca sanıldığı gibi bu güzel mekânların ücretleri öyle çokta fazla değil.

Herkesin rüyalarındaki düğünün gerçek olması dileğimle, hoşça kalın!

28 Nisan 2016 Perşembe

Gelsin Deniz Sezonu

Yaz aylarının en sevdiğim yanı kesinlikle denize girebilmek. Bütün kış içinde kaldığımız kalın paltoların, şalların, berelerin içinden çıkıp, kumsalda uzanırken güneşin içimi ısıtmasını hissetmek, ayaklarımı yakan kumlardan yürüyerek, kendimi suya bıraktığımda gelen o serinleme ve rahatlama hissi. Hepsi de ayrı ayrı benim için tarif bile edilemeyecek kadar güzel duygular. Çünkü denize girdiğim an sanki bütün yılın yorgunluğunu, stresini, elektriğini o suda bırakıyormuşum gibi geliyor. Resmen kendimi yeni bir yıl için deşarj ettiğim, yenilediğim yer o suyun içi oluyor benim için.


Bu sene de denize girmeye, hayalini kurduğum tüm bu güzellikleri yaşamaya çok az bir zaman kaldı neyse ki. Yavaş yavaş daha ince kıyafetlere, daha yazlık ayakkabılara geçiş yapmaya başladım bile. Bunun peşini de askılılar, şortlar ve nihayet parmak arası terlikler ve bikiniler gelecek. Bikini demişken, benim hemen hemen her sene olduğu gibi, bu sene de yeni bir bikiniye ihtiyacım var tabi ki. Sevgilime göre her sene böyle diyerek yeni bir tane alıp, sonrasında da bir haftalık tatilimizde giyip, ertesi sene yenisini alıyormuşum. Her sene yenisini almama ne gerek varmış yakınmalarına başladı bile. Hatta bu sene "seninle mağaza mağaza dolaşmam, alacaksan da kendi başına al" diyerek göz dağı bile verdi kendisi. Ama bu beni yıldırdı mı? Tabi ki hayır.


Hemen oturdum internetin başına. En güvendiğim sitelerden olan, adından da belli olduğu üzere her şeyi bir arada bulabildiğim ender sitelerden olan hepsiburada'ya girdim. Bu sene hangi model trendmiş, hangi marka ne kadarmış derken bütün bikini modelleri koleksiyonunu gözden geçirdim bile. Aman allahım, sitede o kadar çok model vardı ki. Renk renk, çeşit çeşit bikinileri gördükçe bir an önce yaz gelsin diye sabırsızlanmaya başladım. Hatta, sevgilim benimle mağazalara gelmeyeceğini söyleyip, beni yıldırmaya çalışadursun, ben bu sene plajlarda boy göstereceğim bikini modelini seçip, siparişini verdim bile. Hepsiburada'nın hızlı kargosu ile bir iki güne de elimde olmuş olur zaten. Artık gelsin sıcaklar, gelsin yaz ayları, gelsin deniz sezonu.

22 Nisan 2016 Cuma

Su Devrimi: Bioderma Hydrabio Eau De Soin


Derinlemesine nemlendiren İLK ve TEK koruyucu su

Effect Pr sevgili Burçin tarafından gönderilen bu ürünü ilk gördüğümde normal bir misel su zannettim. Ama sonrasında sadece bununla ilgili olmadığını gördüm. Şöyle ki bu ürünün içeriği, Bioderma tarafından Su Devrimi olarak nitelendiriliyor. Çünkü artı olarak cildi nem kaybına ve Uv ışınlarına karşı koruyup anti-ageing bakım yapıyormuş. Birkaç gündür deniyorum, cildimi temizledikten sonra uyguluyorum pıss pısss..

 Bu sıcaklarda öncelikle çok güzel serinletiyor cildimi. Diğer termal suların da etkisi ilk anda hep böyle zaten. Ama bu suyu sıktıktan sonra cildimin yumuşadığını çok net farkettim. Bu da nemlendirme özelliğini açıkça göz önüne serdi. Diğer saydığı özellikleri farkedemedim ama kesinlikle sıvı şeklinde serinleten bir nemlendirici diyorum ben bu ürün için.
 Ürün makyaj sabitleme olarak da kullanılabiliyormuş ama ben makyaj öncesi kullandım hep. Baz görevi gördü bir nevi benim için. Bunu etkisini daha çok sevdim ben. 50 ml boyu ile, yazın çantamdan ayırmayacağım bir ürün oldu.

Hadi o zaman bir Pısss daha? :)